Enternasyonal Kadınlar Günü
Tercih bizim! Tercih senin!
8 Martta ‘yeter artık!’ diye haykırma niyetindeyiz. Ataerkil sistem tarafında yaratılan Kosova’dan Irak’a, Afganistan’dan Filipinler’e, ABD’den Fransa’ya, İngiltere’den Türkiye’ye ve İran’dan Pakistan’a uzanan bu cehennemi daha fazla hoşgörmek istemiyoruz.
Geride bıraktığımız yıl dünya kadınların çoğunluğu için acılı geçti:
· ‘Doa’ genç bir Kürt kadın. Aşireti tarafından canice dövüldü, tekmelendi ve taşlanarak öldürüldü. Amerikaya sırtını dayayan Irak’taki Kürt hükümetinin korumasında, erkeğin ‘onurunu’ korumak için zalimce öldürülen yüzlerce kadının simgesi oldu.
· Suriye’ye sığınan binlerce Iraklı kadın kendilerini Damaskus’un gece klüplerinde yorgun bedenleriyle, vahşi müşterileri çekmek için, karın tokluğuna danseder buldular.
· ‘pol charkni’ hapishanesinde Afganlı kadınlar ‘barışı sağlayan’ güçlerce eğitilen polisler tarafında tekrar tekrar tecavüze uğradı.
· Batı ülkeleri ‘aile iç şiddet’ uygulama ödülünü almak için azgın bir rekabet içindeler. ABD’de her dört dakikada bir kadın tecavüze uğradı, Fransada ise her üç günde bir kadın ailer içi şiddet sonucu öldürüldü.
· Tebriz’de bir kadın barbarca gevşek bağlanmış bir urganla darağacında asılı bırakılarak eziyet çektiren çabaları sonrasında öldü. Daha sonra bedeni göze çarpan bir yerde, İslam rejimi tarafından diğer kadınlara ders olması ve İslam rejimine itiraz etmemeleri için sergilendi.
· İslam devriye muhafızları genç bir İranlı kadını, Zehra’yı yakaladılar, tecavüz edip öldürdüler onu. O da, son 28 senedir İslam Rejimi zindanlarında tecavüze uğramış olan binlerce kadının kervanına katıldı.
· İranlı kadınlar eşit olmayan statülerine karşı mücadelelerini yoğunlaştırınca rejim de onlara karşı baskı ve şiddeti artırdı. Onlarca kadın aktivist yakalandı ve kanunsuz uydurma gerekçelerle suçlanarak hapse atıldılar.
· İran’da binlerce kadın İslami kurallara uygun giyinmedikleri için dövüldü ve hapse atıldı.
Bütün bu vahşete karşın İran, Irak, Kürdistan ve Türkiye’deki kadınlar sessiz değiller. Ortadoğunun göbeğinde İranlı kadınlar, kadın düşmanı ve dinci rejime karşı verdikleri mücadelelerinin haberlerini dünyanın dört bir yanındaki ilerici güçlere ulaştırmaya çabalıyor. Onlar mücadele sellerini, evrensel kadın mücadelesi denizinde birlerştirmek istiyorlar.
ABD ve İran gerici rejimleri bize değişik türde cehennem öneriyorlar: İranda olduğu gibi ya taşlanarak öldürülmek, darağacı, zorla örtünme ve ‘Devrim Muhafızları’ tarafında tecavüz, yada Irak gibi, ABD ve müttefikleri tarafında ekonomik yaptırımlar altında desteklenen bir rejim, bombalama ve askeri saldırılar ve kadınların bariz bir şekilde köleleştirilmesi. Kadın hareketi saflarının, emperyalistler ve İran’daki gerici rejim tarafında sunulan bu dehşet verici seçenekler tarafında, gölgelenmesine izin mi vereceğiz? Yoksa, bu düşman kutupların ataerkil ve kadın düşmanı sistemin iki değişik biçimi olduklarını ve bunlardan herhangi birini desteklemenin kaçınılmaz olarak diğerini güçlendirdiğini ispatlayan İranlı kadınların 28 yıllık tecrübesine, bilgisine ve mücadelesine mi dayanacağız?
İranlı kadınların büyük çoğunluğunun, İslam rejiminden ve ABD’nin ataerkil güçlerinden ve müttefiklerinden bağımsız, yeni bir geleceğe gitme kararlılıkları talebini, dünyanın dört bir yanındaki insanlara taşıyacak mıyız? İranlı kadınların dünya gerici hakim düzeninden ayrı bir yol seçtikleri pozitif haberinin taşıyıcıları olacak mıyız?
Tercih
bizim! Tercih senin!
8 Martta tercihimizi ilan etmek için meydanlarda olacağız: özgürlük ve eşitliğimizi kazanarak, İran’ın çağdaş tarihine bir kaç sayfa yazmaya kararlıyız. Asgari taleplerimiz; taşlama, zorla örtünme, cinsiyet ayrımı, boşanma hakkının sağlanması, boşanma sonrası çocukların velayet hakkı, bedenimiz üzerinde tam kontrol, lezbiyen veya heteroseksüel olarak eşimizi seçebilme hakkı ve kadınların hayatına dini kontrol ve müdahelenin yokedilmesi de dahil kadınlara karşı olan barbar ve eşit olmayan yasaların kaldırılması. Biz kadınların her çeşit baskı ve sömürüden kurtulmasını ve eşitliğini talepediyoruz. Bu taleplere ancak İran’daki İslam rejiminin yıkılmasıyla ulaşılabilir.
8 Mart yürüyüşüne katılan her birimiz, bu taleplerimizi güçlendirecektir ve bu taleplere ulaşmada kararlı olacaktır.
Kampanyamız Belçika’da bir yürüyüş düzenlemektedir. Detaylar daha sonra duyrulacaktır.
http:/www.karzar-zanan.com/